Hoşgeldiniz  

Oruç

Turkiye Ch | 28 Nisan 2017 | islamiyet

Oruç
Açiktan Oruç Yemek
Adet ve Oruç
Ayetlerde Ramazan Ayi ve Oruç
Baska Dinlerde Oruç
Eski Ramazanlar
Fitir Sadakasi
Günah Isleyenin Orucu
Hadisi Seriflerde Oruc ve Ramazan
Kadir Gecesi
Kefaret
  Oruc Bozmayi Mubah Kilan Haller
Oruc Hikayeleri
Orucu Bozar mi?
Orucu Bozmayan Seyler Nelerdir?
Orucu Bozup Kaza Gerektirenler
Orucun Kisimlari
Orucun Sartlari Nelerdir?
Oruçla Ilgili Meseleler
Oruçluya Mekruh Olan Haller
Ramazan Ayi ve Dua Ibadetleri
Açiktan Oruç Yemek
“Allah’in bildigi kuldan saklanmaz” diyerek açiktan oruç yiyenler oluyor. Günah degil midir?

Günahi, açik da, gizli de islemek caiz olmaz. Fakat nefsine, seytana uyarak günah isleyen, günahini gizlemelidir! Günahi gizlemek birkaç yönden faydalidir:

1- Eger günahlarimiz açiga çikmamissa sevinmelidir! Cenab-i Hak, “Günahi gizleyin” buyuruyor.

Peygamber efendimiz de sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“Insan günahini dünyada gizlerse, Allahü teâlâ da, kiyamette, bu günahi kullarindan saklar.”

2- Allahü teâlâ açiktan, çekinmeden günah isleyenlere daha çok bugzeder. Fakat üzülerek günahini gizleyenleri, gizledigi için affedebilir.
Hadis-i serifte buyuruldu ki:
 
“Bir günaha düsen, günahini gizlesin! Allahü teâlânin örtüsünü onun üzerinde bulundursun!”

3- Günah islerken halktan olsun utanmalidir! Baskasini kendi hakkinda konusturmamak, giybetini ettirmemek için günahi gizlemelidir!
Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

“Haya tamamiyla hayirdir.”

“Haya imandandir.”

“Hayasizin dini olmaz ve hayasiz kisi Cennete giremez.”

4- Kötü örnek olmamak, baskalarinin da günah islemesine cesaret vermemek için günahi gizlemeli! Böyle sebeplerden dolayi açiktan günah islememeli, gizli de olsa günah islemekten sakinmali! Çünkü günahlar öldürücü zehirdir. Imani olan günah islemekten çok korkar.
Hadis-i serifte buyuruldu ki:

“Mümin, günahini dag gibi görür, üzerine düseceginden korkar. Münafik ise, günahini, burnuna konmus, hemen uçacak bir sinek gibi görür.”

Ramazanda umuma açik yerlerde oruç tutanlarin gözü önünde yemek küfür mü?

Küfür degildir. Oruç tutmamak büyük günahtir. Ve bunu teshir etmek de ayrica büyük günahtir. Ameller imandan parça degildir. Yani bir ibadeti yapmayan kâfir olmaz, inanmayan, begenmeyen kâfir olur.

Adet ve Oruç
Adak orucu tutan kadin adet görürse

Arka arkaya onbes gün oruç tutayim diye adak yapan bir hanim, onbes  günü tamamlamazdan önce adet görmüs olursa, yeniden fasilasiz oruç  tutmasi gerekir. Bu tuttugu oruçlar adak yerine geçmez. Araya engel girmistir. Yeniden tutmasi gerekir.

Adet Geçiktirici Hap Kullanmak

Kadinlar oruçlarini tam tutabilmek için adet dönemlerini geciktirici hap kullanmalari dogru mu?

Bir zorunluluk olmadigi halde fitrata müdahale etmek ve sagligi riske atmak, Din’in “zaruriyyat” olarak kabul ettigi “nefsin/canin korunmasi” ilkesine aykiridir…

Herhangi bir ibadetini eda için kadinin hayzi geciktirici ilaç kullanmasina mutlak anlamda cevaz vermek dogru olmasa gerek. Kadinin hayiz görmesi tabiî/fitrî bir hadisedir ve zorlayici bir durum olmadikça da tabiî seyrine müdahale edilmemelidir.

Adetli Kadinin Oruçlu Gibi Durmasi Caiz mi?

Adet halinde olan bir kadinin, oruç tutmadigi halde yemeyip içmeyip oruçlu gibi  durmasi haramdir. Bu durumdaki hanima oruç  tutmak haram oldugu gibi, yemiyerek, içmeyerek oruçlu gibi durmasi da haramdir. Ayni sekilde oruca niyet edipte tan yeri agardiktan sonra hayiz veya nifas haline giren kadina, aksama kadat oruçlu gibi aç durmak haramdir. Bu durumdaki hanimlarin gizli yemeleri Islami edeplerdendir.
Kadin Bugün Adet Olacagim Diye Oruç Tutmazsa

Adeti belirli olan kadina, kendince adet gelmesi süpheli olan günde oruç tutmamak caizdir. Eger görmezse yaniz o günü kaza eder. Ancak kadin oruca niyet ettikten sonra “Bu gün adet günümdür” diya kan görmeden orucunu bozarda o gün kan gelmeyecek olursa, hem kaza hem de kefaret gerekir. Bunun için adet gördükten sonra iftar etmek gerekir.
Ramazan’da Günes Dogduktan Sonra Adet Görme

Oruca niyet edip günes  dogduktan sonra adet gören hanimin orucu bozulur. Bu durumda olan hanim yemegini yer. Adet halinde olan bir hanimin, oruç tutmadigi halde yemeyip, içmeyip  oruçlu gibi  durmasi haramdir. Ancak gizili  yemesi Islami  edeptendir.

Ramazan’da Günes Dogduktan Sonra Temizlenme

Ramazan’da günes dogduktan sonra adet ve lohusaliktan temizlenen bir kadin, eger oruca aykiri bir  sey yapmamis ise, derhal niyet ederek oruca baslar. Bu sekilde orucunu tutmus olur.
Ayetlerle Oruç ve Ramazan Ayi
Ey iman edenler! Allah’a karsi gelmekten sakinmaniz için oruç, sizden öncekilere farz kilindigi gibi, size de farz kilindi.. (Bakara, 183)

Oruç, sayili günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadigi günler sayisinca baska günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayirlidir. Eger bilirseniz oruç tutmaniz sizin için daha hayirlidir. (Bakara, 184)

(O sayili günler), insanlar için bir hidayet rehberi, dogru yolun ve hak ile batili birbirinden ayirmanin apaçik delilleri olarak Kur’an’in kendisinde indirildigi Ramazan ayidir. Öyle ise içinizden kim bu aya ulasirsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadigi günler sayisinca baska günlerde tutsun. Allah, size kolaylik diler, zorluk dilemez. Bu da sayiyi tamamlamaniz ve hidayete ulastirmasina karsilik Allah’i yüceltmeniz ve sükretmeniz içindir.  (Bakara, 185)

Oruç gecesinde kadinlariniza yaklasmak size helâl kilindi. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanimlariniza yaklasarak) kendinize zulmetmekte oldugunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artik eslerinize yaklasin ve Allah’in sizin için yazip takdir etmis oldugu seyi arayin. Safagin aydinligi gecenin karanligindan ayirt edilinceye (tan yeri agarincaya) kadar yiyin, için. Sonra da aksama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eslerinize yaklasmayin. Bunlar, Allah’in koydugu sinirlardir. Bu sinirlara yaklasmayin. Allah, kendine karsi gelmekten sakinsinlar diye, âyetlerini insanlara böylece açiklar. (Bakara, 187)

Hacci da, umreyi de Allah için tamamlayin. Eger (düsman, hastalik ve benzer sebeplerle) engellenmis olursaniz artik size kolay gelen kurbani gönderin. Bu kurban, yerine varincaya kadar baslarinizi tiras etmeyin. Içinizden her kim hastalanir veya basindan rahatsiz olur (da tiras olmak zorunda kalir)sa fidye olarak ya oruç tutmasi, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende oldugunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayina gelen kurbani keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndügünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarinda olmayanlar içindir. Allah’a karsi gelmekten sakinin ve Allah’in cezasinin çetin oldugunu bilin.  (Bakara, 196)

Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak sey degildir. Ancak yanlislikla olmasi baska. Kim bir mü’mini yanlislikla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bagislamadiklari sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düsmaniniz olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eger sizinle kendileri arasinda antlasma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanin, Allah tarafindan tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutmasi gerekir. Allah, hakkiyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa, 92)

Allah, bos bulunarak ettiginiz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptiginiz yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiginizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onlari giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkâni) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktir. Iste yemin ettiginiz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini iste böyle açikliyor ki sükredesiniz. (Maide, 89)

Ey iman edenler! Ihramli iken (karada) av hayvani öldürmeyin. Kim (ihramli iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardir. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulastirilmak üzere, öldürdügünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edecegi bir kurbanlik hayvan; veya yoksullari yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktir. (Bu) yaptigi isin kötü sonucunu tatmasi içindir. Allah, geçmistekileri affetmistir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alir. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. (Maide, 95)

Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiligi emredip kötülükten alikoyanlar ve Allah’in koydugu sinirlari hakkiyla koruyanlardir. Mü’minleri müjdele.  (Tevbe, 112)

Süphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadinlar, mü’min erkeklerle mü’min kadinlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadinlar, dogru erkeklerle dogru kadinlar, sabreden erkeklerle sabreden kadinlar, Allah’a derinden saygi duyan erkekler, Allah’a derinden saygi duyan kadinlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadinlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadinlar, namuslarini koruyan erkeklerle namuslarini koruyan kadinlar, Allah’i çokça anan erkeklerle çokça anan kadinlar var ya, iste onlar için Allah bagislanma ve büyük bir mükâfat hazirlamistir. (Ahzab, 35)

Kim (köle azat etme imkâni) bulamazsa, esine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalidir. Kimin de buna gücü yetmezse altmis fakiri doyurmalidir. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkiyla iman edesiniz, diyedir. Iste bunlar Allah’in sinirlaridir. Kâfirler için elem dolu bir azap vardir. (Mücadele, 4)

Eger o sizi bosarsa, Rabbi ona, sizden daha hayirli, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire esler verebilir. (Tahrim, 5)

Baska Dinlerde Oruç
HIRISTIYANLIK’TA ORUÇ

Hiristiyanlik’ta da oruç farz

Hiristiyanlik’ta oruç Kilise’nin üçüncü emridir. Kuran’in bildirdigine göre oruç Hiristiyanlara da farz kilinmistir.

Hiristiyanlik’ta oruç ve perhiz ayni anlamda kullanilir. Orucun amaci, islenmis günahlarin cezasini bu dünyadan çekmeye baslamaktadir.

Incil, oruca büyük önem verir ve övgüyle bahseder. Ancak orucun zamani, uyulacak kurallar Hiristiyan mezhepleri arasinda farklilik gösterir

Hiristiyanlik’ta oruç tutma yasi 21’de baslar. Hiristiyanlar, 60 yasina kadar oruç tutar. Oruç konusunda 1966 yilinda alinan Roma kararlarinda bu konu yazili olarak belirtilmistir. Bir Hiristiyanin perhiz için ise, en az 14 yasinda olmasi gerekir.

Hiristiyanlikta iki çesit oruç bulunur. Okaristi orucu yani sükran orucu ve ekleziyastik oruç yani kilise orucu.

Bu iki çesit orucu Katolik’ler tutar, Protestanlar tutmaz. Hiristiyanlik, çarsamba, cuma ve cumartesi günleri ile bazi yortularin arefe günlerinde oruç tutmayi tesvik eder. Hiristiyan inancina göre, Hz. Isa, çarsamba günü ele verilmis, cuma günü çarmiha gerilmis ve cumartesi günü de gömülmüstür.

Hiristiyanlikta Hz. Isa’nin öldükten sonra dirildigi ve göge çikarildigina inanilan Paskalya’da oruç tutulmasi önemlidir. Paskalya öncesinde iki gün oruç tutmak dindar Hiristiyanlar arasinda yaygin bir uygulamadir.

MUSEVILIK’TE ORUÇ: YOM KIPPUR

Tevrat’ta bazi günlerde oruç tutulmasi emredilmektedir. Yahudilikte oruç nefsi terbiye etme ve bazen de aci çekme araci sayilirken, bazen de Allah’a yaklasma araci olarak kabul edilmektedir.

Tevrat’a göre, Hz. Musa Tur Dagi’nda 40 gün 40 gece kalmis ve bu süreyi oruç tutarak geçirmistir.

Arabistan’in çesitli bölgelerinde yasayan Yahudiler oruç tuttuklarinda yatsidan sonra da bir sey yemezlerdi. Hatta bazi Müslümanlar da oruçla ilgili ayetler tamamlanmadan önce ayni Yahudiler gibi hareket ederdi.

Babil döneminde matem ve üzüntü sembolü olarak oruç tutulurdu. Yahudiler, Allah’in kendilerine felaketler verdigine inandiklari dönemlerde sürekli oruç tutardi.

Yahudilikte oruca çocuklar, 12’nci yaslarindan bir ay alinca baslar. Yahudilik’te tutulmasi gerekli görülen tek oruç Yom Kippur adi verilen keffaret orucudur.

Kippur pismanlik anlamindadir. Yahudiler bu günde günahlarindan pisman olurlar. Allah da onlari affeder. Yom Kimpur Ibranice’de ‘tövbe günü’ anlamindadir.

Yahudilerin en büyük ibadet günlerinden olan Kippur, büyük oruç günü olarak kabul edilir. Yom Kippur denen ve 19 Nisan’da baslayip ve bir hafta süren Pesah Bayrami orucu ise genellikle Hamursuz Bayrami’ndan sonra gelen pazartesi ve persembe günleri tutulur.

Yahudilikte Yom Kippur’da oruç tutmak sarttir. Imsak önceki aksam günes batarken baslar. O gece ve ertesi gün ilk iki yildiz görününceye kadar da yemek içmek yasaktir. Bu süre yaklasik 25 saattir. Yom Kippur orucunun Hz. Musa’nin Allah’tan buyruklarini almak üzere Tur Dagi’na gittiginde Yahudilerin altin bir buzagiya tapinmalarindan ötürü tutuldugu anlasilmaktadir.

Yahudiler Babil dönüsünden sonra Kudüs’ün tahrip edilmesi ve diger felaketler nedeniyle dört ayri oruç daha ortaya çikarmislardir. Bazi Talmud yorumculari bu 4 orucun, baska devletlerin himayesi altindaki Yahudiler tarafindan tutulmasi gerektigini aksi takdirde gerekli olmadigini belirtir.

Yahudilerde oruç genellikle safagin sökmesinden ilk yildizin görülmesine kadar sürer. Ancak Yom Kippur gibi bazi oruçlar ile bir aksamdan ertesi aksama kadar devam eder.

DIGER DINLERDE ORUÇ

Nirvana’nin yolu oruçtan geçer: Insanlik tarihinde dinlerin neredeyse tümünde oruç tutmak yer alir. Semavi dinlerin disindaki dinlerde de orucunu önemli bir yeri vardir. Örnegin Budizm’in kurucusu Buda, ‘kurtulusa’ yani Nirvana’ya ulasmanin yolunun arzulardan vazgeçmekten geçtigini vurgular. Bunun pratik yolu da oruç tutmaktir. Iste bazi dinlerde orucun yeri:

Hinduizm’de oruç: Hint dinlerinden Hinduism’de oruç nefsi terbiye için yilin belirli aylarinda ve günlerinde oruç tutulur.

Ibadet amaciyla dualarin okundugu günlerde oruç tutulmasi gerekir. Hinduizm’de oruç genellikle belirli bazi besinleri yememe, yani bir çesit perhiz seklindedir.

Taoizm’de oruç: Dogu kültürlerinin dinlerinden Taoizm’de oruç, daha genis bir anlamda ele alinmistir. Burada oruç, sagligi koruma ve böylece yaslanmayi geciktirme özelligiyle ön plana çikar. Çinliler ayrica, büyük bayram günleri ile kötülüklerin arttigi dönemlerde de, kendilerini korumak için oruç tutarlar.

Brahmanizm’de oruç: Güney Asya Hint dinlerinden Brahmanizm’de her ayin 12 ve 13’üncü günlerinde oruç tutmak gelenektir.

Brahmanizm’de yaslilar hastalar ve çocuklar dahi oruçtan muaf degildir. Bazilari insani isteklerini yenmek için 15 gün boyunca oruç tutar. Bu süre içinde bir yudum sudan baska bir sey yiyip içmeleri orucu bozar.

Jainizm’de oruç: Hint dinlerinden Jainizm’de orucun kurallari daha serttir. Jainistler kesintisiz olarak 40 gün oruç tutarlar. Bu dinin kurucusu Mahavira’nin (M.Ö 599-527)) kendisine iskence yaparak dinde yüksek dereceye ulasmaya çalistigi, et ve yumurta yemedigi ve hatta ölünceye kadar da oruç tuttugu söylenmektedir.


Budizm’de oruç: Güneydogu Asya dinlerinden Budizm oruca en fazla önem veren dinlerdendir. Budizm’in kurucusu Buda’ya göre, ne dünyaya baglanmak ne de dünyadan vezgeçmez gerekir. Bu amaca ulasmak için koydugu kurallarin birincisi ise, her iki ayda bir oruç tutmak ve bu süre içinde de toplum içinde tüm günahlarini itiraf etmektir.

Buda’ya göre sonsuz kurtulusa, yani Nirvana’ya engel olan tek sey arzulardir. Kurtulus ancak arzulari terketmekle saglanir. Ve arzulardan kurtulmanin birinci yolu da oruç tutmaktir.

Maniheizm’de oruç: Manilikte oruç, isigi gönderen günes ve aya dua etmek amaciyla tutulur. Babil ve Asurlularin da orucu büyük önem verdigi bilinir.

Eski Misir’da ise oruç genellikle dini bayramlarda tutulur.

Avrupa yerel dinleri: Keltler’in oruç tuttugu, eski Roma ve Yunanlilarin da orucu felaketlerden kurtulmak için bir yol olarak kabul ettigi bilinir.

Fitir Sadakasi ve Hükmü
Fitir sadakasi ne demektir?

Fitir veya fitra, ‘yaratilis’ demektir. Fitir Sadakasi ise, Ramazan bayramina kavusan ve aslî ihtiyaçlari disinda belli bir miktar mala sahip olan Müslümanlarin kendileri ve velâyetleri altinda bulunan kimseler için yerine getirmekle yükümlü olduklari mâlî bir ibadettir, bir yaratilis sadakasidir. Vaciptir. Kisi basina konmus bir malî ibadet olmasi cihetiyle bas-göz ve beden zekâti da denmektedir.

Fitir Sadakasi, orucun kabulüne ve kabir azabindan kurtulmaya vesiledir. Ayrica Ramazan ayi içerisinde yapilan hata ve kusurlara da bir kefarettir. Resûlullah Efendimiz’in (asm) oruçlunun bos, çirkin ve kötü sözlerinin günahindan arinmasi ve fakirlere bir azik olmasi için fitir sadakasini emrettigini Ibn-i Abbas (ra) rivayet eder.

Fitir Sadakasi kim verir?

Özürleri olsun olmasin, oruç tutmayan kimseler de fitir sadakasi vermekle mükelleftirler.

Fitir Sadakasini, aslî ihtiyaçlari disinda nisap miktari mala sahip olan herkes vermekle mükelleftir. Bu malin üzerinden zekâtta oldugu gibi bir yil geçmesi sart degildir. Bayram namazindan hemen önce nisap miktari mala kavusan bir kimse Fitir Sadakasini vermekle mükellef olur.

Nisap ölçülerine sahip olmayan fakir Müslümanlar da Fitir Sadakasini verebilirler. Peygamber Efendimiz (asm) söyle buyurmustur: ‘Allah zenginlerin malini fitir sadakasiyla temizler. Fakirler ise verdikleri zaman Allah fazlasiyla yerini doldurur.’

Fitir Sadakasi kimlere verilir?

Fitir sadakasi kendilerine zekât verilebilecek kimselere verilir.

Bir fitre ancak bir kimseye verilir. Fakire fitre verirken, bunun fitre oldugu söylenmese de olur. Içinden fitre niyetiyle vermesi kâfidir.

Fitir Sadakasi ne zaman verilir?

Fitir sadakasinin verilme zamani, dört mezhebin ortak görüsüne göre, Ramazan Bayraminin bir veya iki gün öncesi ile Ramazan Bayram Namazi arasidir. Hanefîler ve Safiîlerce yaygin görüse göre ise, fitir sadakasi Ramazan ayi içerisinde de verilebilir. Yoksullarin ihtiyaçlarini bir an önce giderebilmeleri için uygun zaman dilimi ve uygun ortam bulunduktan sonra hemen vermek en tavsiye edilen seklidir.

Fitir Sadakasi bayramdan sonraya kadar verilmemis ise, zimmetten düsmez; zimmeti devam eder ve ilk firsatta kazaen verilmesi gerekir. Ancak fitreyi bayramdan sonraya birakmak günahtir.

Fitir Sadakasini kim vermeli?

Fitir sadakasini herkes bizzat kendisi verebilecegi gibi, aile fertleri namina aile reisi de verebilir. Bayram gecesi dogan çocugun fitresini de, aile reisi vermelidir.

Fitre miktari ne kadar olmali?

Fitrede esas olan, bir fakirin bir günlük yiyecegini temin etmektir. Fitre miktari kisi basina bugdaydan yaklasik bir buçuk kilogram; arpa, kuru üzüm ve hurmadan üç kilogram üzerinden hesap edilmelidir. Günümüzde ekonomik degerlerin çok degismesi nedeniyle, eger bu miktarlar veya bunlarin parasal karsiliklari bir fakiri bir günlük doyurmaya kâfi degilse takviye yapilmali ve artirilmalidir.

Fitir sadakasi için, kisi basina asgarî bir rakam söylememiz gerekirse, yaklasik bes milyon liradir. Imkâni yerinde olanlar bu rakamin üzerine çikabilirlerse, süphesiz daha faziletli ve daha makbul olur.

Günah Isleyenin Orucu
Bazilari, (Namaz kilmayan, içki içen, açik gezen veya baska günah isleyen bir kimse, bosuna oruç tutmamali) diyorlar.   Bu söz dogru mudur?

Hayir, dinimize aykiridir. Birkaç günah isleyenin, diger günahlari da yapmasi gerekmez. Hem oruç tutup hem de günah isleyen kimse, oruç tutmakla hasil olan büyük sevaba kavusamaz. Fakat ahirette niçin oruç tutmadin diye hesaba çekilmez. Oruç borcunu ödemis olur. Hatta orucun bereketiyle diger günahlardan da kaçma imkani olur.

Imam-i Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

(Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapilamazsa, bazi günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunlarin bereketiyle belki bütün günahlara tevbe etmek nasip olur. Bir seyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçirmamali.)
(Mektubat, 2.c. 66.m.)

Namazin dinimizdeki yeri, oruca göre daha önemli ise de, bir kimseye namaz kilmadigi için, (oruç da tutma) denmez. Aksine, (Namaz kilamiyorsan, orucu bari terk etme) denir. Namaz kilmamakla büyük bir günaha giren kimse, oruç tutmazsa günah miktari daha da çok artar.

Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (Digerlerini birakmadigina göre bu günaha da devam et) denmez. Günah miktari ne kadar azaltilirsa o kadar iyi olur. Allah’tan korkup bir günahtan vazgeçmek iman alametidir.

Hadis-i serifte,

(Ömründe bir defa Allahü teâlâyi anan veya Ondan korkan Müslüman, Cehennemden çikar) buyuruldu.
(Tirmizi)

Günah isleyen, oruç tutuyor veya zekat veriyorsa, (Aman bunlari bari birakma) demelidir! Bu ibadetleri de yapmazsa, dinden tamamen uzaklasabilir. Korkutmaktan çok, müjdeleyici olmak gerekir.

Peygamber efendimiz,

(Allahü teâlânin rahmetinden ümit kestirip, dinden nefret ettirenlere lanet olsun! Kolaylastirin, güçlestirmeyin) buyurdu.
(Müslim, Sir’a)

Bir genç, Peygamber efendimize, (Su üç günahi birakamiyorum) dedi. O üç günah, yalan, zina ve içkidir.

Resulullah efendimiz,
(Bu üç günahtan yalani benim için birak) buyurdu.
O genç, kabul edip gitti. Daha sonra, diger iki günahi islemek isteyince, (Bu günahlari isleyip Resulullahin karsisina çikinca, “Ben islemedim” desem yalan söylemis olurum. Eger isledigimi söylersem, beni cezalandirir) diye düsündü. Diger iki günahtan da vazgeçti.
(Sir’a)

Kelime-i sehadeti dil ile söyleyip kalb ile de tasdik eden Müslümandir. Günah isleyen Müslümanliktan çikmaz.

Hadis-i serifte:

(Cebrail aleyhisselam, “Ümmetine müjde ver ki, sirk üzere ölmeyen Cennete girer” dedi. Ben, “Zina ve hirsizlik eden de mi Cennete girer?” diye üç defa sordum. “Evet, zina ve hirsizlik eden de Cennete girer” dedi. Daha sonra, “Içki içse de yine Cennete girer” dedi) buyuruldu.
(Buhari, Müslim, Bezzar) [Ancak bu günahlarin cezalari çekildikten sonra Cennete girilir.]

Bu müjdeler, insani günah islemeye sevk etmemelidir! Her günah, kalbi karartir, insani küfre sürükler ve ebedi Cehennemde kalmaya sebep olabilir. Allahü teâlânin gazabi günahlar içinde saklidir. Onun için her günahtan kaçinmalidir. Belam-i Baura, çok ibadet eden büyük bir âlim iken, bir günah yüzünden kâfir oldu. Günah isleyen hemen tevbe etmelidir!
(K.Saadet)

Hadis-i Serifler de Oruç ve Ramazan Ayi

Ademoglunun her ameli katlanir. Hayir ameller en az on misliyle yazilir, bu yediyüz misline kadar çikar. Allah Teâla Hazretleri söyle buyurmustur: “Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sirf benim içindir, ben de onu diledigim gibi mükâfaatlandiracagim. ”

Allahümme leke sumtü ve ala rizkike eftartü. (Ey Allahim senin rizan için oruç tuttum ve senin rizkinla orucumu açiyorum.)

Biriniz yemege davet: edilince, oruçlu ise: “Ben oruçluyum” desin.

Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab’in orucunu ayiran fark sahur yemegidir.

Bu mübarek aya girmis bulunuyorsunuz. Bu ayda bir gece vardir ki bin aydan hayirlidir. Bu gecenin hayir ve bereketinden mahrum kalan bir kimse, bütün hayirlardan mahrum kalmis gibidir. Onun hayri ise sadece (uhrevi saadetten) mahrum kimseye haramdir.

Cennette Reyyân denilen bir kapi vardir. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artik kapanir, kimse oradan giremez. Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.

Cumartesi günleri, farz oruçlar disinda oruç tutmayin. Sizden biri, o gün, üzüm çöpünden veya bir agaç kabugundan baska bir sey bulamasa bile, onlari emip oruç tutmasin.

Gündüz orucuna sahur yemegi ile yardimci olun, ögle uykusu ile de gece namazina yardimci olun!

Herseyin bir zekati vardir, cesedin zekati oruçtur.

Insanlar iftarda ta’cile yer verdikleri müddetçe hayir üzere devam ederler.

Kadin, kocasi varken izin almadan nafile oruç tutmasin.

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ates arasina, genisligi sema ile arz arasini tutan bir hendek kilar.

Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe nafile oruç tutmasin.

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabi kadar sevap yazilir. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabindan hiçbir eksilme olmaz.

Kim kendiliginden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.

Kim, üzerinde Ramazan ayinin orucu oldugu halde ölecek olursa, her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Kim oruçlu oldugu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasin. Çünkü ona Allah yedirip içirmistir.

Kim üzerinde oruç borcu oldugu halde ölürse, velisi ona bedel tutar.

Kim yalani ve onunla ameli terketmezse onun yiyip içmesini birakmasina Allah’in ihtiyaci yoktur.

Nice oruçlular vardir ki, tuttugu oruçtan yanina sadece çektigi açlik kâr kalir. Nice gece namazi kilanlar vardir ki, onlarin da kâri gece uykusuz kalmaktan ibarettir.

Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarin ta’cili (öne alinmasi), sahurun da te’hir edilmesidir.

Oruçlu için iki sevinç vardir: Biri, orucu açtigi zamanki sevincidir; digeri de Rabbine kavustugu zamanki sevincidir. Oruçlunun agzindan çikan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hostur.

Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bagirip çagirmasin. Birisi kendisine yakisiksiz laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin ve ona bulasmasin.

Oruç, sabrin yarisidir.

Oruclu olan kimse, hurma ile iftâr etsin! Çünki hurma bereketlidir.

Oruçlunun hayirli hasletlerinden biri misvak kullanmasidir.

Oruçlunun yaninda oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

Ramazan ayi girdigi zaman cennetin kapilari açilir, cehennemin kapilari kapanir ve seytanlar da zincire vurulur.

Ramazan ayinda, hasta veya ruhsat sahibi olmaksizin kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.

Sadece safaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.

Sahur yemegi yemek, berekettir. Bir yudum su ile de olsa onu terketmeyiniz. Süphesiz sahur yemegi yiyenleri Allah Teâlâ magfiret eder, melekler de onlar için istigfar ederler.

Sahur yemegi yiyin, zira sahurda bereket var.

Seferde Ramazan orucu tutan hazerde oruç tutmayan gibidir.

Susuzluk gitti, damarlar islandi, insaallah Teâlâ sevap kesinlesti.

Surasi muhakkak ki, oruçlunun iftarini açtigi zaman reddedilmeyen makbul bir duasi vardir.

Sükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabinin misli verilir.

Kefaret
Kefareti Düsüren Haller

Bir kadin Ramazan günü orucunu kasden bozduktan sonra hayiz veya nifaz hali görse, yahut iftari mübah kilacak bir hastaliga  tutulsa üzerinden kefaret düser. Bu durumda kasten bozdugu orucu  kaza etmesi gerekir.

Kefareti Gerektiren Haller

-Gida olsun, gida hükmünde ilaç olsun, bunlardan herhangi bir sey yemek veya içmek.

-Cima etmek. Her ikisi için keffaret ve kazayi gerektirir.

-Agiza giren yagmuru kasden yutmak. Hatayla yutulursa yalniz kaza icab eder. Unutularak yutulursa, oruç  bozulmaz.

-Kokmus olsa bile, çig et yemek. Kurtlanmis olursa, tiksindirici bir hal aldiginda yalniz kazayi gerektirir. Keffaret olmaz.

-Iç yagi yemek.

-Kurumus et yemek.

-Bugday yemek. Yalniz bir bugday tanesi çignenir de agiz içinde eseri kaybolursa, bu orucu bozmaz.

-Agiz disindan bir bugday tanesi yahut bir susam tanesi alip yutmak.

-Ermeni kili yemek.

-Yenmesi aliskinlik haline gelmis bir topraktan yemek.

-Az tuz yemek. Çok tuz yemek kefaret gerektirmez, yalniz kaza icab ettirir. Çünkü çok tuz, gida hükmünde olmaz.

-Sevdigi arkadasinin veya zevcesinin tükrügünü yutmak. Kendilerinden hoslanilmayan kimselerin tükrügünü yutmak yalniz kazayi gerektirir. Çünkü  bunda lezzetlenme yoktur.

-Giybet ettikten sonra, oruç bozuldugunu zannederek kasden iftar etmek.

-Kan aldirdiktan sonra, oruç  bozuldugunu zannederek iftar etmek.

-Inzal olmadan yaklasmada bulunduktan sonra, oruç bozuldugunu zannederek iftar etmek.

-Sehvetle öpmeden sonra, oruç bozuldugunu zannederek iftar etmek.

-Bir kimse kusma hali gelip te kustuktan sonra, orucunun bozulmadigini bildigi halde iftar ederse, üzerine kefaret icap eder. Bozuldugunu zannederek iftar etmis olursa, yalniz kaza gerekir..

-Kefaret yalniz Ramazan orucunun bozulmasinda icap eder, diger oruçlularin bozulmasinda icab eder, diger oruçlarin bozulmasinda gerekmez. Ramazan orucunun keffareti 60 gündür. Keffareti gerektiren birsey yapan kimse, hem o günün orucunu kaza eder,  hemde keffaret orucunu  pespese tutar. Peserpese olmasi sarttir.
Oruç Bozmayi Mübah Kilan Haller

Hastalik : Oruca devam edildiginde hastalik artacagindan korkulursa oruç  bozulabilir.

Yolculuk: 90 kilometrelik bir yolculuga çikan bir kimse niyet etmeyebilir veya niyet ettigi halde orucu bozabilir.

Mecburluk :Tehdit altinda kalanlar oruçlarini bozabilir.

Gebe ve emzikli olmak :Oruç tuttugu zaman kendine veya çocuguna zarar geleceginden korkan kadin oruç tutmayabilir.

Oruca Dayanamamak : Oruçtan aklinin bozulmasindan korkan orucunu bozabilir.

Savas :Düsmana karsi kuvvetli olmak için askerde izin verilmistir.

Ihtiyarlik: Oruca dayanacak güçleri kalmamis yaslilar oruç tutmayabilir.

Ziyafete Çagrilmak :Yalniz nafile oruçlar ziyafet için bozulabilir. Sonradan kaza olur

 
346 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

User Online

Kategoriler

© 2013 Turkiye Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.